BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ
Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
Hava Durumu
Anlık
Yarın
10° 15° 6°
REKLAMLAR
Jet Clean Kuru Temizleme/Halı Yıkama

 Adres : İHSANİYE MH TUNA CD NO:117/B

Nilüfer / Bursa

Telefon : 0.224 221 82 82
Telefon : 0.224 249 82 72

Cep Telefonu : 0.554 593 12 82

BEY&HAN KEBAP VE DÜRÜM EVİ

Kordonboyu Mah. Ankara Cad. No/91/d Kartal/İSTANBUL        Tel:02163892757-   05462302523

    Mukail AYDEMİR

Mahmut ÖZDEMİR
ozdemir_mahmut16@hotmail.com
MAHMUD SAMiNi (KS) HAZRETLERİ
01/06/2012

  

     Elazığ'ın Palu ilçesine bağlı eski adı, Hun yeni adı Beyhan Beldesi’nde 1812 yılında doğmuş,Samini Hazretleri, Hazreti Hüseyin’in torunlarındandır. Seyyiddir.

   Asıl adı Mahmud Ziya’dır.Hacı Ahmet Efendi’nin oğludur. Babası Hacı Ahmet Efendi iki defa evlenmiştir. İlk hanımı Zeve halkından aslen Erzurum’lu olup, Palu’da Zeve mahallesinde sakin Murozâde Kasım Ağa’nın bacısıdır. Samini Hazretleri bu hanımdan doğmuştur. İkinci hanımı ise Hun(Beyhani) köyündendir. Bu hanımından da Mustafa Efendi ile Yasin Efendi doğmuşlardır. Mustafa Efendi ile Yasin Efendi Samini Hazretleri’nden küçüktürler.

  Mahmut Samini Hazretleri'nin dedesinin Mardin vilayetinin Derik kazasında yerleşmiş olan Molla Yusuf Efendi Hazretleri oldukça uzun bir süre önce Palu kazasının Hun(Beyhan) köyüne gelmiş ve orada yerleşmiş. Halen bu muhterem zatın mübarek türbesi Beyhan köyünde ve insanlar tarafından ziyaretgahtır.    Samini Hazretleri’nin muhterem babası Hacı Ahmet Efendi Palu’ya gelmiş ve Çarşıbaşı mahallesinde, hamamın arkasında, kuzey tarafında bir ev alarak orada oturmağa başlamıştır. Çocukları da orada doğmuştur. Vefatında Samini Hazretleri’nin türbe-i saadetinin kuzey kısmında olan tepenin alt kısmına defnedilmiştir. Cenab-ı Hakk Rahmet buyursun (Amin)

   Mahmut Samini Hazretleri, ilk tahsilini doğduğu yerde yaptı. Daha sonra Şeyh Ali Septi Hazretlerine giderek, Bana ders vermen için huzurlarına geldim. Şeyh Ali Septi Hazretleri de Samini Hazretleri’ne baştan ayağa bir defa bakmış, buyurmuş ki; Mahmut biz seni zikirsiz, fikirsiz bu tarikata kabul ettik. Ali Septi hazretlerinin sohbetlerinde kemâle geldi. On üç sene talebelik yapan Mahmûd Sâminî, tasavvuf yolunda yüksek derecelere kavuştu. Mahmut Samini, şeyhi Ali Septi Hazretleri'ne bağlılıkta en ufak bir kusur etmemiş, kısa zamanda Ali Septi Hazretleri'nin en yakın müridi olmuştur. Şeyhle Samini arasındaki bu yakın diyalog, diğer müritler arasında ki kıskançlığa neden olur. Ali Septi Hazretleri bunu sezer ama, çoğu zaman bilmezlikten gelir. Mahmut Samini şeyhine olan bu bağlılığı yüzünden kısa zamanda derecesini artırır. Kur'an-ı hıfz ederek dini bilgisini de geliştirir. Onu en çok kıskanan müritlerden birisi Melekanlı Abdullah'tır.

  Ali Septi Hazretleri, Mahmut Samini ve Melekanl'nın evde yalnız bulunduğu bir sırada, Samini'yi yanına çağırarak: "Mahmud" der, "Yağmur yağacağa benziyor, şu damı çık da biraz loğla." Samini dama çıkar. Bir süre sonra damdan loğ sesi gelmeye başlayınca, Ali Septi Hazretleri, Melekanlıya seslenir: "Hele çık bak Samini damı loğluyor mu?" Melekanlı bir tavana bakar bir de Ali Septi Hazretleri'ne: "Efendi, ses geliyor." der. Ali Septi Hazretleri: "Ben de sesi duyuyorum, sen yine de çık bir bak nasıl loğluyor?" der. Melekanlı dama çıktığı zaman hayrette kalır. Mahmut Samini damın bir ucunda oturmuş, şahadet parmağı ile loğu bir o yana, bir bu yana yönlendirerek damı loğlamaktadır. Loğun kendi başına gidip geldiğini gören Melakanlı gerisin geri Ali Septi Hazretleri'nin yanına gelir. Daha ağzını açmadan şeyhi: "Gördün mü Melakanlı?" der. Melekanlı biraz mahcup bir şekilde, "Evet" der. Ali Septi Hazretleri devam ederek: "Sen de öyle dam loğlayabilir misin?" Melekanlı: "Loğlayamam Efendi." der. Ali Septi Hazretleri; "Peki, Samini'yi niçin sevdiğimi şimdi anladınız mı? Bir daha Samini'yi kıskanmayın." der. Samini Hazretleri kısa zamanda şeyhi Ali Sebdi Hazretleri'nden icazetini alarak inzivaya çekilir. Şeyhi ona icazetini verirken: "Tuttuğun yol zor, Allah muvafak etsin." diyerek duada bulunmuştur. Şeyh Ali Septi Hazretleri, Samini Hazretleri’ni çağırtır buyurur ki; Mahmut söz senindir. Huzur daimidir”.Mahmut nimetin mübarek olsun. Sana ihsan olan bana olmadı, senin üzerinde benim yapacağım bir iş kalmadı. Gel ki icazetini yazıp vereyim. Şeyh Ali Septi Hazretleri, Samini Hazretleri’nin icazetnamesini doldurup veriyor.

Not: Samini demek sekizinci demektir. Arapçada tarikatın müceddidliğinde sekizinci imamdır. Samini Hazretleri, tarikatta imamın vazifesi olan, dinin ve nakşi tarikatının bozulmuş yerlerini imar etmekle vazifelidir.

   Kışın Palu'da, yazın Murat'ın karşısındaki Palu bahçelerinde kalan Mahmut Samini, şeyhinin ölümüne kadar irşad görevine başlamamıştır. Rivayete göre: Samini" sıfatını icazetten sonra almıştır. Şeyh Ali Septi Hazretleri vefat edince, Palu bahçelerindeki evinin yanına minareli bir mescit yaptırır. Burada vakit namazlarını hem cemaatle eda eder, hem de mescide gelen bu cemaate vaaz verirdi. Bir süre sonra kışın Palu'ya göçmeyerek burada kalır. Onun derin bilgisi ve tasavvufi düşüncesi sayesinde çok sayıda insan ona yürekten bağlanır. şeyhi Ali Septi Hazretleri gibi oda kendinden sonra değerli halifeler yetiştirir. Bunlardan bazıları: Hafız Osman Bedrettin (imam Efendi), Mustafa Naci Efendi, Mîyadinli Mehmet Efendi gibi mutasavvıflardır. Bunların içinde imam Efendi lakabıyla ünlü, Hafız Osman Bedrettin Hazretleri’nin ona intisabı oldukça ilginçtir. Hafız Osman Bedrettin Hazretleri'nin (imam Efendinin) Erzurum'dan gelerek şeyh Mahmut Samini Hazretlerine teslim olması çok zor olur. Çünkü imam Efendi Erzurum'un değerli hoca ve mutasavvıflarından dersler almış, zahiri ve batini ilimlerde kendini çok iyi yetiştirmiştir. Aynı zamanda hafız olan imam Efendi, dini ve tasavvufi gelişmesini babası Selman-ı Sükuti den sonra Ahmet Merami gibi değerli bir hocadan almıştı. O, Palu'ya geldiğinde epeyce doludur, ilk defa gördüğü Mahmut Samini Hazretleri'ne kolayca teslim olmamış, Mahmut Samini Hazretleri ise imam Efendi'nin içinden geçenleri bildiği için ona birçok kerametler göstermek zorunda kalmıştır. Mesela Palu'ya ilk geldiği günlerden birinde imam Efendi'ye "Hafız, misafirlik üç gün olur, seninki üç günü geçti. Bahçeye inde şu havuzun suyunu sal ve sebzelere su ver." der, îmam Efendi tereddüt etmeden bahçeye iner, havuzu salarak sebzeleri sulamaya başlar. Bir süre sonra havuzdaki su biter ama bakar ki sebzelerin yarısı sulanmamıştır. Doğru Samini Hazretleri'nin yanına koşar: "Efendi" der "Havuzun suyu bitti. Sebzelerin yarısı ise sulanmadı." Samini Hazretleri tebessüm eder, "Hafız sen, ne diyorsun, o havuzdaki su sebzelerin tamamını suluyordu. Senin bir yanlışlığın var. Su bitmemiştir git bir bak." deyince, imam Efendi itiraz etmeden gerisin geri bahçeye iner, bakar ki havuz ağzına kadar suyla doludur. Aradan bir gün daha geçer, Şeyh Samini Hazretleri bu sefer de imam Efendi'ye: "Git biraz bahçeden sebze topla getir ki yemek yapsınlar." der. İmam Efendi Şeyhi Samini Hazretleri'ne dönerek: "Efendi sebzeleri dün suladım. Daha çiçekteler." deyince, Samini Hazretleri: "Sen yine de git bir bak." der. imam Efendi bahçeye inip bakar ki ne görsün, dallarında taze taze patlıcanlar, domatesler durmuyor mu? İşte imam Efendi'nin Samini'ye bağlılığı bundan sonra başlar. Bu bağlılık şüphesiz Samini'nin büyük mutasavvıf oluşundan ileri gelir. Gelişen olaylara bakılırsa, imam Efendi onu önce kafasında düşündüğü çerçeveye oturtamamış, bu sebeple bir süre tereddüt geçirmiştir. Çünkü Samini Hazretleri çağın bilinen tarikat şeyhlerinden farklıdır. Alçak gönüllülüğü, hitabeti, hoşgörüsü ile dikkat çeker. O, en büyük feyzini Şeyh Ali Septi Hazretlerinden almıştır. Yine bir gün müritlerinden birinin çocuğu Mahmut Samini Hazretleri'nin evine gelir. "Efendi, babam çok hasta, bana şeyhimde üzüm varsa biraz getir dedi." Samini Hazretleri biraz düşünür, sonra Mustafa Naci Efendi'ye: "Mustafa, bir sepet al bağa in, en alt köşedeki tevekten sepete üzüm koy getir ki çocuğa verelim." der. Mevsim kış olmasına rağmen Mustafa Naci Efendi tereddüt etmeden sepeti alır ve bağa iner. Şeyhinin söylediği teveke gelir bakar ki, tevek karlarla kaplı: tevekin üzerindeki karları temizler. Bir de ne görsün, dallarında salkım salkım taze üzümler durmakta. Sepeti doldurup döner. Mahmut Samini Hazretleri üzümü çocuğa verdikten sonra: "Oğlum, babana selamımı söyle, yarına iyileşip yanıma gelecek."der. Çocuk gittikten sonra Mustafa Naci Efendi tekrar bağa iner. Niyeti biraz daha üzüm toplayıp müritlere ikram etmektir. Tevekin başına geldiğinde şaşırıp kalır. Biraz önce üzüm topladığı tevekte üzüm kalmamıştır. Bu değerli zat Palu'da vefat ederken yanından hiç ayrılmayan ilk halifesi Mustafa Naci Efendi yine başucundadır. 1897 yılında ebedi âleme göç eden Mahmut Samini Hazretleri Murâd Nehri kıyısında, hocası Ali Septî'nin kabrinin beş-altı yüz metre aşağısına eski Palu mezarlığına defnedilir. Sonradan türbesi yapılmıştır. Aynı türbede yatan torunu Şeyh Saadettin Efendi’de 1883 yılında Palu da doğmuş. Palu’da kadılık yapmıştır.

SAMİNİ HAZRETLERİ’NİN EVLATLARI VE HANIMLARI

Oğlu Süleyman Efendi:Elazığlı Lokman Efendi’nin kızı Maide Hanım ile evlenmiş çocuğu yoktur.

Oğlu Yusuf Efendi:Samini Hazretleri’nin kardeşi Mustafa Efendi’nin kızı Asiye Hanım ile nişanlanmış, evlenmeden damdan düşerek vefat etmiştir.

Oğlu Abdulmecit Efendi:Samini Hazretleri’nin kardeşi Mustafa Efendinin kızı Asiye Hanım ile evlenmiş ve muhterem büyük veli Sadettin Efendi Hazretleri bu hanımdan doğmuştur etmiştir.

Kızı Hatun Hanım:Bekâr vefat etmiştir.

Kızı İmoş Hanım:Mühürdar zadelere gelin gitmiştir.

Kızı Misli Hanım: Aşağı Mahalle halkından Abdullah Bey’lere gelin gitmiştir.  HANIMLARI :

Beyhanlı Fatma Hanım: Samini Hazretleri’nin evlatlarının tümü bu hanımdan doğmuşlardır.

Arif Ağanın bacısı Hanife Hanım: İkinci hanımıdır. Çocuğu yoktur.

Diyarbakırlı Kudret Hanım: Üçüncü Hanımıdır. Diyarbakırlı Abdulcelil Efendi’nin dul bacısıdır. Eski kocasından olan bir erkek çocuğunu beraber gelirken getirmiş. Samini Hazretleri bu çocuğu beslemiş ve çok severek büyütmüş.

KAYNAK:Günerkan AYDOĞMUŞ’ UN “Harput kültüründe din alimleri” Kitabı .Palu Belediyesi kayıtları, Beyhan halkının anlatımı.

 Mahmut ÖZDEMİR 01/06/2012



Paylaş | | Yorum Yaz
3344 kez okundu. Yazarlar

Yazarın diğer yazıları

HUN (BEYHAN) KÜLTÜR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ - 20/07/2014
HER ŞEY BEYHAN İÇİN - 23/03/2014
SEÇMEN YAZILIMINDA KOMEDİ - 09/02/2014
İYİ BİR BELEDİYE BAŞKANI NASIL OLMALIDIR? - 04/08/2013
 Devamı

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam46
Toplam Ziyaret134994
SİZİ DÜNYAYA TANITALIM REKLAM ALANI İÇİN ARAYIN

ÖZDEMİRTAŞ HALI YIKAMA

   Evinizdeki halıların,tertemiz  ve mis kokulu olmasını istiyorsanız. Bizi arayınız.

 
Ekrem ÖZDEMİR
Mehmet DEMİRTAŞ
 ULUKENT MAH/ELAZIĞ
Telefon
METRO PİDE

     METRO PİDE       Batı Mah.23 Nisan Cad.No:3/C Pendik /istanbul             02164942323 -05322806123

            İsmail BULUT